3 Nisan 2026’da Yayınlanan Şarkılar

Substreet geleneği olan yeni bir release yazısıyla birlikteyiz. Bugün, 3 Nisan 2026 tarihinde yine hareketli bir release günü yaşandı. Nisan ayının ilk haftasında yeni şarkılar yayınlandı. Sizin favoriniz hangisi oldu?

Güneş – Al Ya Da Bırak

Güneş, uzun süredir merakla beklenen albüm sürecine bir adım daha ekleyerek bu gece “Al Ya Da Bırak” adlı yeni teklisini dinleyiciyle buluşturdu. Son olarak 28 Şubat 2025 tarihinde yayımladığı “BEYAZ SAYFALAR”ın ardından yaklaşık bir yıl boyunca yeni bir solo yayın paylaşmayan sanatçı, bu parçayla birlikte sessizliğini bozdu. Bu açıdan bakıldığında “Al Ya Da Bırak”, yalnızca yeni bir şarkı olmanın ötesinde, Güneş’in yeniden sahneye güçlü bir dönüş yaptığını gösteren önemli bir eşik gibi duruyor. Parça ilk andan itibaren Güneş’in özlediği alanın yine müzik olduğunu hissettiriyor. Vokal kullanımındaki rahatlık, sözleri taşıyış biçimi ve parçanın genel akışına kattığı enerji, uzun bir aranın ardından gelen işlerde bazen görülen mesafeli havayı burada tamamen ortadan kaldırıyor. Tam tersine, “Al Ya Da Bırak” boyunca daha istekli, daha canlı ve ne yaptığını bilen bir Güneş öne çıkıyor. Bu da parçanın dinleyicide bıraktığı etkiyi güçlendiren en önemli detaylardan biri hâline geliyor. Şarkının müzikal altyapısında GOKO! imzası bulunuyor. Prodüksiyon tarafında kurulan yapı, Güneş’in vokalini öne çıkarırken parçanın hissini de dağılmadan ayakta tutuyor. Aynı isim mix tarafında da yer alıyor. Mastering sürecinde ise MillionDollarSnare dokunuşu dikkat çekiyor. Yayınlanan müzik videosu da parçanın atmosferini destekleyen önemli bir tamamlayıcı olarak öne çıkıyor. Yönetmen koltuğunda Yeeiid’in oturduğu klipte Güneş’in ekran önündeki tavrı, şarkının karakteriyle uyumlu bir çizgide ilerliyor. “Al Ya Da Bırak” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Fredd – Midare (2021)

Fredd, bu gece çok fazla işaret vermeden yaptığı sürpriz hamleyle “midare” adlı yeni parçasını dinleyiciyle buluşturdu. İşin en dikkat çekici tarafı ise bu yayının bugüne ait yeni bir üretimden çok, yıllardır kenarda bekleyen bir parçanın sonunda gün yüzüne çıkması olması. Sanatçının 2021 yılında yazdığı ve aslında o dönem için hazır tuttuğu bu çalışma, aradan geçen zamana rağmen eskimemiş hissi veren bir yapıyla karşımıza çıkıyor. Bazen bazı parçalar çıktığı döneme ait olur, bazen de doğru anı bekler. “midare” ise ikinci tarafta duran işlerden biri gibi görünüyor. Fredd, projeyi paylaşırken YouTube açıklama kısmına düştüğü “5 senedir nerde? Sorularından sıkıldığım için yayında” notuyla da parçanın etrafındaki havayı tek cümlede kurmuş oldu. Bu kısa ifade, hem uzun süredir onu takip eden dinleyicilere doğrudan bir cevap niteliği taşıyor hem de yayın kararının biraz sitemli, biraz da kendine özgü bir tavırla alındığını hissettiriyor. Zaten “midare”yi ilgi çekici kılan taraflardan biri de burada başlıyor. Çünkü ortada yalnızca gecikmiş bir yayın yok; aynı zamanda zaman içinde biriken beklentiye verilen kişisel bir yanıt da var. Parçanın adı olan “midare”, birine ihtiyaç duymak ve yardım istemek gibi bir anlama karşılık geliyor. Fredd de şarkı boyunca bu duyguya farklı yerlerden temas ediyor. Anlatım biçiminde doğrudanlık kadar içe kapanık bir taraf da hissediliyor. Bu da parçayı düz bir anlatıdan çıkarıp daha derin bir yere taşıyor. Şarkının içinde çeşitli göndermelerin bulunması da dinleyici tarafında ayrı bir dikkat alanı yaratıyor. Vokal performansı tarafında ise Fredd’in oldukça güçlü bir iş çıkardığını söylemek gerekiyor. Açık konuşmak gerekirse, bu parçanın çok daha erken bir tarihte yayımlanması daha güçlü bir etki yaratabilirdi. Bu yönüyle bakıldığında gecikmiş bir yayınlama stratejisinden söz etmek mümkün. Yine de “midare”nin bugün dinleyiciyle buluşmuş olması, onun değerini aşağı çeken bir durum yaratmıyor. “midare”, bu gece YouTube’da yayınlandı.

Arya – Bye Bye

ARYA, 2026 yılındaki üretim temposunu yeni bir yayınla sürdürmeye devam ediyor. 2025 yılı boyunca toplam üç parça paylaşan sanatçı, bu gece yayınladığı “BYE BYE” ile birlikte bu yılki ikinci çalışmasını dinleyiciyle buluşturdu. 2022’de Türkçe rap sahnesine adım atan ARYA, dört yıldır bu alanın içinde kendi yolunu kurmaya çalışan isimlerden biri. Son dönemdeki hareketliliğe bakıldığında ise 2026’nın onun adına daha görünür, daha yoğun ve daha üretken geçeceğini söylemek mümkün görünüyor. “BYE BYE”, ilk andan itibaren şehirle temas kuran bir atmosfere sahip. Parçanın müzik videosunda sokağın doğrudan merkeze alınması da bu hissi güçlendiren en önemli unsurlardan biri oluyor. Klip boyunca kullanılan kesitler, yalnızca görsel bir arka plan sunmuyor; aynı zamanda parçanın taşıdığı ruhu daha belirgin hâle getiriyor. Sokakta geçen sahneler, şarkının tavrını daha net hissettiren bir çerçeve oluştururken, ARYA’nın ekran karşısındaki duruşu da bu dünyanın içinde doğal biçimde yer buluyor. Yönetmen koltuğunda Kemal Kekeva’nın oturduğu projede, görüntü diliyle şarkının hissi arasında uyumlu bir çizgi kurulmuş. Şarkının mutfağında ise dikkat çeken birkaç isim var. Prodüksiyon tarafında Gojer ve Eco4U birlikte yer alıyor. Aranje kısmında yine aynı ikilinin imzası bulunuyor. Mix ve mastering tarafında ise Gojer tek başına öne çıkıyor. “BYE BYE” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Kivanc – Tuz Buz

2025 yılını üretim açısından hareketli geçiren kivanc, 2026’ya “yapamazsın” adlı parçasıyla giriş yapmış ve yıla daha duygusal bir taraftan bakan bir işle başlamıştı. Aradan geçen yaklaşık üç aylık sürecin ardından sanatçı, bu gece yayınladığı “tuz buz” ile dinleyicinin karşısına yeniden çıktı. İlk andan itibaren yoğun bir hissiyat taşıyan parça, duyguyu doğrudan merkeze alan yapısıyla dikkat çekiyor. “tuz buz”, adından başlayarak kırılganlık, dağılma, içe dönme ve duygusal ağırlık hissi yaratan bir iş izlenimi veriyor. Beat tarafında kurulan yapı da parçanın duygusal yönünü besleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Prodüktör koltuğunda T1mi’nin yer aldığı projede altyapı, vokali bastırmadan ona alan açıyor. Şarkının teknik tarafında mix ve mastering işlemlerinde Buğra Kunt’un imzası bulunuyor. Müzik videosu tarafında da şarkının hissini destekleyen bir çalışma görüyoruz. Yönetmen koltuğunda Huzeyfe Yalçınkaya’nın oturduğu klipte kivanc’ın kamera karşısındaki performansı da parçanın etkisini güçlendiren unsurlardan biri oluyor. “tuz buz” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Vebartu – Bağlıyım İstanbul’a

Türkçe rap tarafında bu gece ilk adımını atan vebartu, “BAĞLIYIM İSTANBUL’A” adlı parçasıyla dinleyicinin karşısına çıktı. Bir sanatçının ilk şarkısı çoğu zaman nasıl bir yol izleyeceğine dair küçük işaretler taşır. Bu yüzden ilk yayınlar her zaman biraz daha dikkatle dinlenir. “BAĞLIYIM İSTANBUL’A”, isminden başlayarak doğrudan bir aidiyet duygusu kuruyor. Fakat bunu klasik, düz ya da sadece nostaljik bir yerden yapmıyor. Parça boyunca hissedilen şey, İstanbul’a uzaktan bakan romantik bir anlatıdan çok, şehrin karmaşasını, ağırlığını, sertliğini ve buna rağmen kurulan bağı içinde taşıyan bir yaklaşım. Parçanın en dikkat çeken yönlerinden biri prodüksiyon tarafında yapılan tercihler. Özellikle beat switch kullanımı, ilk şarkıda böylesine cesur hamlelere girmenin ne kadar önemli bir tercih olduğunu gösteriyor. Bu tür geçişler doğru kurulmadığında parçayı dağıtabilir; ancak burada tam tersine, anlatının etkisini büyüten bir unsur hâline geliyor. Beat tarafında Daphnis imzası bulunuyor ve bu tercih parçanın genel atmosferinde ciddi biçimde hissediliyor. vebartu’nun vokal kullanımı da ilk yayın için dikkat çekici bir noktada duruyor. Sert bir tınıyla duygusal bir ağırlığı aynı çizgide götürmeye çalışmak kolay bir tercih değil. Ancak parçada bu iki tarafın birbirini kırmadan ilerlediği hissediliyor. Projeye eşlik eden müzik videosunda yönetmen koltuğunda Edin Gökçer oturuyor. Görsel tarafın, parçanın taşıdığı duygu ve sertlikle aynı çizgide ilerlemesi bu tür yayınlarda oldukça önemli. “BAĞLIYIM İSTANBUL’A” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Lotusx & Yung Ouzo – Money Talks

LotusX ve Yung Ouzo, bu gece kariyerlerinde ilk kez aynı parçada buluşarak dinleyicinin karşısına “money talks” ile çıktı. İki ismin daha önce müzikal anlamda bir araya gelmemiş olması, bu yayını baştan dikkat çekici hâle getiren en önemli detaylardan biri. “money talks”, isminden hareketle daha sert, daha iddialı ya da gösterişli bir çizgi bekleten bir parça gibi görünse de işin içine girildiğinde daha duygusal bir taraf açığa çıkıyor. Bu da parçayı tek katmanlı bir yapıdan çıkarıp daha dikkat çekici bir yere koyuyor. LotusX ve Yung Ouzo’nun burada yalnızca yan yana gelmediği, gerçekten ortak bir his etrafında buluştuğu hissediliyor. İkili arasındaki uyum da zaten parçanın en güçlü taraflarından biri olarak öne çıkıyor. Şarkının duygusal tarafı, bu uyum sayesinde daha da görünür oluyor. Parçanın arka planında ise Yagz imzası bulunuyor. Prodüksiyon tarafını üstlenen Yagz, aynı zamanda mix ve mastering işlemlerinde de yer alıyor. “money talks” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Shah – Erkekler Ağlamaz

SHAH, yaklaşık on aylık aranın ardından bu gece yayınladığı “ERKEKLER AĞLAMAZ” ile yeniden dinleyicinin karşısına çıktı. Sanatçının son olarak 5 Haziran 2025 tarihinde paylaştığı “POUND CAKE FREESTYLE”, aynı zamanda kariyerinin ilk yayını olmuş ve 2025 yılı boyunca yayımladığı tek çalışma olarak kalmıştı. Bu yüzden “ERKEKLER AĞLAMAZ” yalnızca yeni bir şarkı değil, aynı zamanda SHAH’ın müzikal yolculuğunda ikinci önemli adım olma özelliği de taşıyor. Şarkının en güçlü tarafı, başlığından itibaren taşıdığı yükü içeriğe de yansıtabilmesi. “ERKEKLER AĞLAMAZ” ifadesi, toplum içinde yıllardır tekrar edilen, çoğu zaman bir öğüt gibi söylenen ama aslında büyük bir baskıyı da beraberinde getiren cümlelerden biri. SHAH da bu parçayla tam olarak bu baskının içine giriyor. Parçada geçmişte yaşanan kırgınlıkların, içe atılmış duyguların ve dışarıya yansıtılmayan yüklerin parça parça işlenmesi, ana temayı daha güçlü kılıyor. Prodüksiyon tarafında Josey imzası bulunuyor. Altyapının parçanın anlatmak istediği duygusal yoğunluğu desteklemesi, burada önemli bir detay olarak öne çıkıyor. “ERKEKLER AĞLAMAZ” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Cemre Emin & Bilge Kartal – Gümüş Göl

Cemre Emin ve Bilge Kartal, müzikal kariyerlerinde ilk kez aynı parçada buluşarak bu gece “Gümüş Göl” adlı çalışmalarını dinleyiciyle paylaştı. İlk ortaklıklar her zaman ayrı bir merak yaratıyor. Çünkü iki farklı dünyanın nasıl kesişeceği, ortaya nasıl bir his çıkacağı ve bu birlikteliğin ne kadar doğal duracağı en baştan dikkat çeken konular arasında yer alıyor. “Gümüş Göl” de tam olarak bu merakı taşıyan işlerden biri olarak öne çıkıyor. Şarkının en belirgin tarafı, baştan sona yoğun bir duygusal atmosfer taşıması. Ancak bu duygusallık tek boyutlu bir kırılganlıkla ilerlemiyor. Özellikle Cemre Emin’in kendisine ayrılan bölümde kurduğu vokal dili, bu duygunun içine sertliği de yerleştiriyor. Bilge Kartal tarafında ise bu kurulan dünyanın bozulmadan devam ettiğini görüyoruz. Bilge Kartal, Cemre Emin’in açtığı alana uyum sağlayarak parçanın genel hissini koruyan bir performans ortaya koyuyor. Buradaki en önemli nokta, iki ismin birbirine yaklaşım biçimi. İşin mutfak tarafında da Cemre Emin’in belirleyici rolü dikkat çekiyor. Prodüktörlüğün ona ait olması, parçanın genel karakterinde doğrudan hissediliyor. Üstelik mix ve mastering işlemlerinde de yine Cemre Emin’in yer alması, teknik tarafın tek bir bakış açısıyla şekillenmesini sağlamış gibi duruyor. “Gümüş Göl” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Drax & Bekirow – Fevgang

Drax ve Bekirow, son olarak Eylül ayında yayımlanan “SORUN VAR” adlı parçada aynı kayıtta buluşmuştu. Aradan geçen sürenin ardından ikili, 2026’da yeniden bir araya gelerek bu gece “FEVGANG” adlı yeni çalışmalarını dinleyiciyle paylaştı. Daha önce birlikte şarkı yapmış olmalarının sağladığı alışkanlık, bu yeni parçada da kendini doğrudan hissettiriyor. “FEVGANG”, yalnızca iki sanatçının yan yana geldiği bir iş değil; aynı zamanda birbirinin dilini bilen iki ismin ortak enerjisini yeniden ortaya koyduğu bir kayıt gibi. Daha önce kurulan bağın burada da devam etmesi, parçayı daha güvenli ve daha oturmuş bir noktaya taşıyor. Özellikle Drax ve Bekirow’un ayrı ayrı sahip olduğu vokal karakterleri, şarkı boyunca birbirini itmeden, aksine tamamlayarak ilerliyor. Parçanın prodüksiyon tarafında da doğrudan Drax imzası bulunuyor. “SORUN VAR” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Ceren Yaldız – Mahvettin

Ceren Yaldız, uzun süren sessizliğini bu gece yayınladığı “Mahvettin” ile bozdu. Sanatçı, son olarak 15 Mart 2024 tarihinde Real B ile birlikte “Seviyosan Ara” adlı parçayı paylaşmış, ardından 2025 yılı boyunca herhangi bir yeni yayın yapmamıştı. Bu nedenle “Mahvettin”, yalnızca yeni bir şarkı değil; aynı zamanda Ceren Yaldız’ın yaklaşık iki yıllık aranın ardından müziğe yeniden dönüşünü simgeleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Parçanın en belirgin yanı, duyguyu merkezine alan yapısı. Ceren Yaldız, son olarak yayınladığı “Seviyosan Ara”da da duygusal bir çizgide ilerlemişti. “Mahvettin” ise bu tarafı daha da yoğunlaştıran bir çalışma gibi duruyor. Şarkının adı bile daha en başından kırılma, hayal kırıklığı, içten içe büyüyen bir yorgunluk ve duygusal bir çöküş hissi veriyor. Prodüksiyon tarafında ise yakından tanınan bir isim olan SNOW yer alıyor. “Mahvettin” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Öge471 & Cotard – Blaz Kramer

Öge471 ve Cotard, bu gece yayınladıkları “BLAZ KRAMER” ile hem kendi dünyalarına uygun hem de alışılmışın biraz dışında duran bir işe imza attı. Parçayı ilginç kılan ilk detay, adını doğrudan futboldan alması. Slovenyalı forvet Blaž Kramer’in Konyaspor formasıyla tanınan bir isim olması, şarkının daha ilk andan itibaren merak uyandırmasına yetiyor. Ancak burada mesele yalnızca bir futbolcunun adını başlığa taşımak değil. Asıl dikkat çeken taraf, Öge471 ve Cotard’ın bu referansı kendi eğlence alanlarına, mizah anlayışlarına ve müzikal kimyalarına yedirebilmiş olması. İkili, parçanın genel ruhunda dinleyiciye bunu çok net hissettiriyor: Bu iş yapılırken yalnızca kayıt alınmamış, aynı zamanda süreçten keyif de alınmış. Zaten bazı şarkılar bunu ilk dinleyişte belli eder. Şarkının merkezindeki Blaž Kramer göndermesi de bu nedenle yalnızca yüzeyde kalan bir isim tercihi olmuyor. İki sanatçının Konyaspor forması giyen Sloven forvete olan sevgisini bu kadar açık bir şekilde parçanın merkezine koyması, işin mizahi tarafını daha belirgin hâle getiriyor. Özellikle futbol referanslarının müzikte kullanımı bazen yalnızca anlık dikkat çekmek için yapılabiliyor. Cotard’ın parçanın YouTube paylaşımında Konyaspor’un Galatasaray’ı 2-0 mağlup ettiği ve Blaž Kramer’in gol attığı maçın görselini kullanması da bu şarkının önemli bir uzantısı gibi görünüyor. Bu paylaşım, şarkının etrafındaki mizahi dili daha da görünür kılıyor. Aynı zamanda Galatasaray’a yapılan gönderme de sert ya da doğrudan bir yerden değil, daha oyunlu ve eğlenceli bir tavırla kuruluyor. İşin prodüksiyon tarafında Cotard’ın yer alması da parçanın genel havasını anlamak açısından önemli bir detay. Çünkü böyle işlerde üretimin merkezinde olan kişinin, parçanın tavrını da doğru ayarlaması gerekir. Burada prodüksiyonun şarkının enerjisiyle uyumlu olduğu hissediliyor. Teknik tarafta ise mix ve mastering işlemlerinde Kurtuluş Güven imzası bulunuyor. “BLAZ KRAMER” bu gece tüm dijital platformlarda yayınlandı.

Buse Ayla – Turkish Riddim

Buse Ayla, 2026 yılına hızlı giren ve bu tempoyu düşürmeden sürdüren isimlerden biri olmaya devam ediyor. Yıla “HEP SEN” ile başlayan sanatçı, ardından “RÜYA” ve “BNT EL SULTAN”ı paylaşarak yeni dönemde ne kadar hareketli bir üretim çizgisi izleyeceğini kısa sürede göstermişti. Şimdi ise arayı fazla açmadan gelen “Turkish Riddim”, bu sürecin yeni halkası olarak dinleyiciyle buluşmuş durumda. Şarkının en dikkat çeken taraflarından biri de tam olarak bu: dışarıya bağırmadan da güçlü durabilmesi. Buse Ayla, “Turkish Riddim” boyunca sesini fazla zorlamadan, sakin ama net bir anlatımla ilerliyor. Projeye eşlik eden müzik videosu da bu etkinin önemli bir parçası hâline geliyor. Yönetmen koltuğunda yakından tanıdığımız Zen-G’nin oturduğu klip, parçanın atmosferini destekleyen görsel kuruyor. Parçanın mutfak tarafında da doğrudan Buse Ayla imzası bulunuyor. Teknik tarafta ise mix ve mastering işlemlerinde Onur Ballı yer alıyor. “Turkish Riddim” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Burry Soprano – Delirsinler

Burry Soprano, 2026 yılına gerçekten hızlı giren isimlerden biri oldu. Üstelik burada sadece tempolu bir başlangıçtan değil, istikrarlı biçimde sürdürülen bir üretim döneminden söz etmek gerekiyor. Sanatçı, yılın ilk günlerine doğru yayınladığı “Kağıt & Kalem” ile açılışı yapmış, ardından “Reçete”, “YOK YOK YOK” ve “Hançer Keskin” ile bu hareketliliği kısa aralıklarla devam ettirmişti. Bu gece gelen “Delirsinler” ise Burry Soprano’nun 2026’daki beşinci yayını olarak bu serinin yeni halkasını oluşturuyor. 2026 boyunca yayımladığı işler düşünüldüğünde, Burry Soprano’nun yalnızca üretken değil, aynı zamanda farklı duygusal tonlar arasında dolaşabilen bir çizgi kurmaya çalıştığı da görülüyor. Parçanın prodüksiyon tarafında da doğrudan Burry Soprano imzası bulunuyor. Bu detay, “Delirsinler”in kişisel tarafını güçlendiren önemli unsurlardan biri. “Delirsinler”, bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Dokuz – Yanımda Kalma

Bu gece yayınlanan işlerin önemli bir kısmında duygusal yoğunluk öne çıkarken, o çizgiye dikkat çeken bir başlangıç da Dokuz’dan geldi. Müzikal kariyerine bu gece resmi olarak adım atan sanatçı, ilk parçası olan “YANIMDA KALMA” ile dinleyicinin karşısına çıktı. “YANIMDA KALMA”, isminden itibaren içinde çelişki taşıyan bir his bırakıyor. Bir yandan uzaklaşma isteği, diğer yandan bitmeyen bir bağ, kırılma, iç hesaplaşma ve geride kalan bir duygunun ağırlığı hissediliyor. Parçanın içine girildiğinde de bu duygunun yüzeyde kalmadığı anlaşılıyor. Dokuz, yaşadığı aşkı yalnızca romantik bir yerden anlatmakla yetinmiyor; o duygunun ardından gelen pişmanlığı, iç kırılmasını ve geriye dönüp bakıldığında oluşan boşluğu da parçanın içine yerleştiriyor. Şarkının aşk temasını yalnızca vokalde değil, müzik videosunda da desteklemesi projenin bütünlüğünü güçlendiriyor. Yönetmen koltuğunda Cem Toktaş’ın oturduğu klip, parçanın anlattığı pişmanlık ve kırılma hissini görsel dünyaya da taşıyor. Prodüksiyon tarafında Cem Dikici imzası bulunuyor. Şarkının duygusal yapısının dağılmadan ilerlemesinde bu tercihin önemli bir payı var. Teknik tarafta ise mix ve mastering işlemlerinde Dokuz.79 yer alıyor. “YANIMDA KALMA” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Simülasyon – Cine5

Redkeys Music çatısı altında üretimlerini sürdüren Simülasyon, uzun süren sessizliğini bu gece yayınladığı “CINE5” ile bozdu. Sanatçının son dönemde yeni bir yayın paylaşmaması, bu dönüşü doğal olarak daha dikkat çekici hâle getiriyordu. Özellikle 2024 yılının Eylül ayından bu yana süren aranın ardından gelen bu parça, sadece yeni bir şarkı olmanın ötesinde, Simülasyon’un nasıl bir noktaya geldiğini gösteren önemli bir geri dönüş hamlesi gibi duruyor. Çünkü uzun sessizliklerden sonra gelen yayınlarda dinleyici yalnızca parçayı değil, sanatçının o süreçte neleri değiştirdiğini, neleri koruduğunu ve nasıl bir gelişim gösterdiğini de merak ediyor. “CINE5” tam olarak bu merakı karşılayan bir iş olmuş gibi görünüyor. Parçanın en dikkat çeken taraflarından biri, Simülasyon’un vokal kullanımında ulaştığı yeni seviye. Sanatçının bu çalışmada daha farklı bir noktada durduğu ilk dinleyişten itibaren hissediliyor. Şarkının atmosferini özel kılan bir başka detay ise belli bir noktada devreye giren saksafon dokunuşu. Bu tür enstrüman kullanımları, doğru yerde tercih edildiğinde parçanın ruhunu tamamen değiştirebiliyor. Projeye eşlik eden müzik videosunda yönetmen koltuğunda Fatih Cihangir oturuyor. İşin mutfak tarafında da Simülasyon’un doğrudan etkisi hissediliyor. Prodüktörlüğü kendisinin üstlenmesi, parçanın kişisel yönünü daha da güçlendiren bir detay. Mix tarafında Simülasyon ve Ufuk Kevser birlikte yer alırken, mastering aşamasında Ufuk Kevser’in imzası bulunuyor. “CINE5”, bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Tuğrul Bektaş & Kaısa Natron & Cash Flow & Ortaq – Burda Geceler

Bu gecenin en sert işlerinden biri olarak öne çıkan “BURDA GECELER”, yayınlandığı ilk andan itibaren gecenin iddialı parçaları arasına adını yazdırdı. Tuğrul Bektaş, Kaisa Natron, Cash Flow ve Ortaq’ı aynı kayıtta buluşturan bu çalışma, yalnızca isimlerin yan yana gelmesiyle değil, taşıdığı enerjiyle de dikkat çekiyor. Parçanın en dikkat çekici taraflarından biri, dört farklı ismin aynı atmosfer içinde dağılmadan kalabilmesi. Kalabalık kadrolu işlerde en büyük risk, parçanın ortak bir ruh kuramaması oluyor. Bazen herkes kendi alanını açmaya çalışıyor ve ortaya dağınık bir tablo çıkıyor. Burada ise tam tersine, ortak enerjinin korunduğu hissediliyor. Tuğrul Bektaş, Kaisa Natron, Cash Flow ve Ortaq aynı zemin üzerinde birbirini itmeden ilerliyor. Bu dörtlü arasında özellikle Cash Flow’un performansı parçanın öne çıkan anlarından biri hâline geliyor. Kendi bölümünde ortaya koyduğu enerji, şarkının genel atmosferini belirgin biçimde yukarı taşıyor. Flow kullanımındaki rahatlık, rhyme kurulumundaki hakimiyet ve kendi kısmına kattığı ağırlık, onu kaydın en baskın anlarından birine dönüştürüyor. İşin prodüksiyon tarafında Slong ve Baz imzası bulunuyor. Mix ve mastering tarafında da Slong’un yer alması, teknik bütünlüğü güçlendiren bir detay olarak öne çıkıyor. Şarkıda kullanılan sample tarafında ise Doro’nun imzası bulunuyor. Bu detay da parçanın karakterini zenginleştiren önemli unsurlardan biri. Doğru sample seçimi bazen bir şarkının bütün havasını değiştirebilir. Burada da o dokunuşun, altyapının yarattığı sert ve iddialı hissi daha da belirginleştirdiği söylenebilir. “BURDA GECELER” bu gece itibarıyla tüm dijital platformlarda yayında.

Geçen hafta yayınlanan release yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir