9 Ekim 2026’da Yayınlanan Şarkılar
Substreet geleneği olan yeni bir release duyurusuyla birlikteyiz. Bugün, 9 Ekim 2026 tarihinde yine hareketli ve dikkat çeken bir release günü yaşandı. Haftanın öne çıkan işlerinde yeni bir albüm, güçlü işbirlikleri ve dikkat çeken tekliler yer aldı.
Joker – Travma
Joker, yaklaşık üç yıllık aranın ardından yeni solo albümü “TRAVMA” ile geri döndü. Türkçe rap’in uzun yıllardır battle kültürü ve sert vokal denildiğinde akla gelen önemli isimlerinden biri olan Joker, son olarak 5 Ocak 2024’te “INFLOWENCER” albümünü yayınlamıştı. Bu gece dinleyiciyle buluşan “TRAVMA”, toplam 16 parçadan oluşuyor. Hiphopjobz etiketiyle yayınlanan proje; Joker’in yıllardır taşıdığı agresif rap karakterini, kişisel hesaplaşmalarını, geçmişine yaptığı göndermeleri ve daha duygusal tarafını aynı albüm içerisinde bir araya getiriyor. “TRAVMA”, Joker’in müzikal kimliğini baştan aşağı değiştirmeye çalıştığı bir albüm değil. Tam tersine sanatçı, yıllardır en güçlü olduğu alanların içerisinde kalıp bunları kariyerinin bugünkü noktasından yeniden yorumluyor. Boom bap etkili altyapılar, yoğun kafiye kullanımı, sert vokaller ve doğrudan anlatım albümün genel omurgasını oluşturuyor. Ancak albümü yalnızca teknik rap performanslarından ibaret görmek de doğru olmaz. Joker, birçok şarkıda kendi geçmişine, yaşadığı kırılmalara, insanlarla kurduğu ilişkilere ve son yıllarda hayatında değişen şeylere oldukça açık biçimde değiniyor. Albümün tracklist’i “Intro”, “Şeytanlar ve Melekler”, “Karmanın Mizahı”, “Mutfak (Skit)”, “Söz”, “İntikam İçin”, “Beddua”, “Tektaş”, “Travma”, “Miras”, “Inferno”, “Karizma”, “Magic”, “Dinozor”, “Gri” ve “Darmadağın” şeklinde ilerliyor. Bu sıralama, albüm boyunca Joker’in farklı taraflarının yavaş yavaş açılmasına da alan yaratıyor. İlk bölümde daha saldırgan ve hesaplaşmacı bir Joker dinlerken ilerleyen şarkılarda kişisel tarafın ve iç hesaplaşmaların daha fazla öne çıktığını görüyoruz. Albümün ilk dikkat çeken işlerinden biri “Şeytanlar ve Melekler”. Joker burada yıllardır kariyerinin farklı dönemlerinde sık sık ele aldığı bir temaya yeniden dönüyor: kendisini aşağı çekmeye çalışan insanlar, başarısız olmasını bekleyenler ve bütün bunlara rağmen üretmeye devam etmek. Parçada geçen “Beni yok etmeyi çok denediler” düşüncesi, Joker’in eski şarkılarından “Jokzilla P6”daki anlatımı hatırlatıyor. Joker, yıllar önce de kendisini bitirmek isteyen, düşmesini bekleyen insanlardan bahsediyor ve her yeni kayıtta daha yukarı çıkarak bunlara cevap verdiğini söylüyordu. “TRAVMA”da aynı fikir yıllar sonra yeniden karşımıza çıkıyor. Joker’in diskografisinde bu tür kendi geçmişine dönüşler yeni değil. Sanatçı, kariyerinin farklı dönemlerindeki olayları yıllar sonra yeniden ele almayı seven isimlerden biri. “TRAVMA”da da bu yaklaşım birçok noktada kendisini gösteriyor. Albümün isminin bile doğrudan “travma” kelimesini taşıması, Joker’in geçmişte yaşadığı olayları tamamen geride bırakmak yerine onları müziğinin bir parçası haline getirdiğini düşündürüyor. Albümün en ilginç referanslarından biri ise “Karmanın Mizahı”nda geliyor. Joker burada “Bi’ gülücük kondurayım mı?” diyerek kendi sahne adıyla da bağlantılı bir sinema referansına kapı açıyor. Bu ifade, Christopher Nolan’ın 2008 yapımı Kara Şövalye filminde Heath Ledger’ın canlandırdığı Joker karakterinin meşhur “Şu surata bir gülücük konduralım” repliğini hatırlatıyor. Bu küçük gönderme aslında Joker’in kariyerindeki isim seçimi düşünüldüğünde daha da anlamlı hale geliyor. Yıllardır “Joker” adını kullanan bir rapçinin, kariyerinin bu kadar ileri bir döneminde karakterin popüler kültürdeki en ikonik versiyonlarından birine ince bir selam göndermesi albümün detaylarını zenginleştiriyor. Üstelik referans, doğrudan ve açıklayıcı biçimde kullanılmak yerine tek bir cümlenin içerisine gizlenmiş durumda. Bu da dinleyicinin yakalayabileceği küçük detaylardan biri oluyor. Albümün daha kişisel tarafına geçtiğimizde ise “Söz” öne çıkıyor. Joker’in burada kullandığı “Hayatımsa sözleşme imzalamakla ve dava kağıdı yırtmakla geçti” sözü, sanatçının son yıllarda yaşadığı kişisel ve hukuki süreçlere dokunan bir satır olarak okunabilir. Özellikle sert şarkılarda Joker’in yıllardır alışık olduğumuz agresif vokali yeniden ön planda. Sanatçının mikrofona yaklaşımı hâlâ oldukça fiziksel; kelimelerin üzerine bastığı, bazı heceleri özellikle sertleştirdiği ve vokali yalnızca söz aktarmak için değil parçanın ritmik unsurlarından biri olarak kullandığı bölümler albüm boyunca sık sık karşımıza çıkıyor. Ancak “TRAVMA”yı Joker’in yalnızca eski formuna dönmesi olarak tanımlamak eksik kalır. Albümdeki birçok şarkıda daha olgun ve kontrollü bir performans bulunuyor. Joker, her bölümde maksimum teknik gösteri yapmak yerine bazı parçalarda anlatacağı hikâyeye alan açıyor. Bu durum özellikle albümün duygusal ve kişisel parçalarında daha net hissediliyor. Konuk sanatçı listesi de albümün en güçlü taraflarından biri. Ceg, Asil Slang, Anıl Piyancı, Da Poet, Allame ve Kozmos, “TRAVMA” boyunca Joker’e eşlik ediyor. Türkçe rap’in farklı dönemlerinden ve farklı tarzlarından gelen bu isimlerin aynı albüm içerisinde bulunması, projenin sound’unu genişletiyor. Ceg’in projede bulunması, özellikle teknik rap tarafı düşünüldüğünde oldukça doğal bir eşleşme yaratıyor. İki sanatçı da kelime oyunları, hızlı flow geçişleri ve agresif performanslarıyla bilinen isimler. Bu nedenle aynı albümde yollarının kesişmesi Joker’in teknik rap tarafını daha da güçlendiren detaylardan biri. Asil Slang, “Miras”ta Joker’e eşlik ediyor. Anıl Piyancı ise “Magic”te karşımıza çıkıyor. Albümün dikkat çekici ortaklıklarından biri de Da Poet. Türkçe rap’in hem MC hem de prodüktör tarafında yıllardır önemli isimlerinden biri olan Da Poet’in Joker’le aynı projede bulunması albümün klasik rap damarını daha da belirgin hale getiriyor. Bir diğer önemli iş birliği ise Allame ile geliyor. İki sanatçının kariyerleri uzun yıllardır birçok noktada kesişiyor. Türkçe rap’in teknik ve battle tarafında yıllardır öne çıkan iki isim, “TRAVMA”da bir kez daha aynı dünyada buluşuyor. Allame’nin yer aldığı “Gri” bu açıdan albümün önemli parçalarından biri. Kozmosun yer aldığı “Darmadağın” ise albümün kapanışında daha farklı bir his yaratıyor. Albümün prodüksiyon tarafında da tek bir isim yok. Joker projede prodüksiyon anlamında aktif rol üstleniyor ancak albümün tamamındaki beat’lerin yalnızca Joker’e ait olduğunu söylemek doğru değil. Allame, Ege Özdemir, Anthy ve kenzabeatz gibi farklı prodüktörler de albümün müzikal dünyasına katkı sağlıyor. Bu çeşitlilik, albümün 16 şarkı boyunca tekdüze hale gelmesinin önüne geçiyor. Mix ve mastering işlemlerinde ise Kurtuluş Güven yer alıyor. “TRAVMA” görsel tarafta da yalnızca albüm kapağıyla bırakılmış bir proje değil. “Intro”, “Karmanın Mizahı”, “Mutfak (Skit)” ve “Söz” için hazırlanan videolar YouTube’da yayınlandı. Özellikle skit kullanımı, albümün bir şarkı koleksiyonundan ziyade belirli bir hikâye ve atmosfer oluşturma çabasını güçlendiriyor. “Mutfak (Skit)”, dinleyiciye nefes aldıran kısa bir ara olmasının yanında albümün dünyasını daha sinematik bir hale getiriyor. Bu nedenle albümde sertlik ile duygusallık sürekli yan yana duruyor. Joker bir parçada kendisini eleştiren veya düşmesini isteyen insanlara cevap verirken hemen birkaç parça sonra çok daha kişisel bir meseleye geçebiliyor. Bu geçişler albümün ismiyle de doğrudan örtüşüyor; çünkü travma tek bir olay değil, farklı dönemlerde yaşanan birçok şeyin insanın üzerinde bıraktığı toplam iz olarak karşımıza çıkıyor. Joker’in kariyerini uzun süredir takip eden dinleyiciler açısından albümde yakalanabilecek çok sayıda küçük bağlantı da bulunuyor. Eski Jokzilla dönemlerine uzanan fikirler, Joker karakterine yapılan sinema göndermesi, geçmişteki davalar ve sözleşmeler üzerine kurulan satırlar, eski dostlukları ve rap ilişkilerini yeniden hatırlatan konuklar bu albümü sanatçının diskografisiyle sürekli konuşan bir proje haline getiriyor. Yaklaşık üç yıllık bekleyişin ardından gelen 16 parçalık “TRAVMA”, Joker’in hem teknik kapasitesini hem de daha kişisel anlatımını aynı çatı altında buluşturduğu, kariyerindeki en kapsamlı projelerden biri olarak diskografideki yerini aldı. “TRAVMA” tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Wegh – Uykudan Önce
Wegh, yeni albümü “MAYHEM” öncesindeki hareketliliği “Uykudan Önce” ile sürdürüyor. Bu gece yayınlanan yeni single, sanatçının alıştığımız hareketli vokal kullanımını yüksek tempolu bir prodüksiyonla bir araya getirirken daha ilk saniyelerinde yaptığı nostaljik referansla parçaya farklı bir karakter kazandırıyor. Şarkının belki de en dikkat çekici detayı girişinde saklı. Wegh, parçanın ismini doğrudan geçmişte Türkiye televizyonlarında önemli bir yeri olan “Uykudan Önce” programıyla buluşturuyor. TRT’de 1979’da yayına başlayan çocuk programının ilk sunucusu ve yapımcılarından biri Ergün Uçucuydu. Programı daha sonra, 1981’de Adile Naşit devraldı ve “Uykudan Önce” özellikle onun “Masalcı Teyze” kimliğiyle hafızalara kazındı. Wegh ise şarkının başına programın Ergün Uçucu dönemini hatırlatan eski anonsu yerleştirerek hem şarkının adına hem de Türk televizyon tarihinin tanıdık bir parçasına selam gönderiyor. Bu sakin ve nostaljik girişin hemen ardından parçanın havası tamamen değişiyor. Prodüksiyonda Bodega Grande imzası bulunurken Wegh, beat’in enerjisine uygun şekilde hızlı ve rahat bir vokal performansı ortaya koyuyor. Wegh’in son dönemde belirginleşen vokal karakteri “Uykudan Önce”de fazlasıyla hissediliyor. Sanatçının şarkılarında sıkça kullandığı “woah” gibi ad-lib’ler ve melodik “la-lay” bölümü burada yalnızca araya eklenen sesler olarak kalmıyor; parçanın ritmik yapısının önemli bir bölümüne dönüşüyor. Wegh’in vokalini kimi zaman melodik, kimi zaman daha doğrudan rap formuna çekebilmesi de şarkının kısa süresinde enerjinin düşmesini engelliyor. Müzik videosu ise stüdyo içerisinde kurgulanmış klasik bir klip yerine Wegh’in canlı performans tarafını merkeze alıyor. Videoda sanatçının 22 Nisan 2026’da Bostancı Gösteri Merkezi’nde verdiği konserden görüntüler kullanılıyor. Söz konusu konserin 22 Nisan’da Bostancı Gösteri Merkezi’nde gerçekleştiği etkinlik kayıtlarında da doğrulanıyor. Proje künyesine göre videonun edit tarafında JEYGO! BUTTOWSKI, VFX işlemlerinde ise kkneed yer alıyor. Mix ve mastering işlemlerini de Jagerstereo üstleniyor. Konser görüntülerinin tercih edilmesi, “Uykudan Önce”nin yüksek enerjisiyle de oldukça uyumlu. Wegh’in sahnede kurduğu hareketli atmosfer ve dinleyiciyle arasındaki iletişim, şarkının yapısıyla birleşince video yalnızca parçayı görselleştirmekten çok sanatçının son dönemdeki kitlesini ve sahne enerjisini de gösteren bir çalışmaya dönüşüyor. 2026’ya ilk uzunçaları “CURCUNA” ile başlayan Wegh, haziran ayında “TUZAK”ı yayınlamıştı. Şimdi ise yeni albümü “MAYHEM” etrafındaki süreci devam ettiriyor. “Uykudan Önce”, eski bir televizyon programından aldığı küçük ama etkili referansı güncel rap sound’uyla birleştirerek Wegh’in eğlenceli ve kendine özgü tarafını yeniden öne çıkarıyor. “Uykudan Önce” tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Bııkey – Alamet
Biikey, 2026’daki üretimine yeni şarkısı “Alamet” ile devam ediyor. Yıla “Ben Bii” ile başlayan, ardından “Risk” gibi çalışmalarla üretimini sürdüren sanatçı, yeni parçasında bu kez hareketli yapısını Türk sineması ve müzik tarihinden iki farklı referansla bir araya getiriyor. “Alamet”, özellikle girişinden itibaren eğlenceli tavrını belli eden ve Biikey’in vokal karakterine alan açan bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Şarkının en dikkat çekici detaylarından biri daha parça başlamadan geliyor. Girişte “Maskeli Beşler: Irak” filminden alınan komik bir kesitin kullanılması, “Alamet”in eğlenceli havasını daha ilk saniyelerde kuruyor. Murat Aslan’ın yönettiği 2007 yapımı film; Şafak Sezer, Peker Açıkalın, Cengiz Küçükayvaz ve Melih Ekener gibi isimleri bir araya getiren dönemin popüler komedi yapımlarından biriydi. Biikey’in buradan seçtiği kesit de parçaya küçük bir Türk sineması selamı ekliyor. Ancak referanslar bununla sınırlı değil. Şarkının adıyla da doğrudan bağlantı kuran bir başka detay, Cem Karaca’nın “Bindik Bir Alamete” eserine yapılan gönderme. Karaca’nın yıllar içerisinde hafızalara yerleşen şarkısındaki sözlerin “Alamet” içerisinde kullanılması, Biikey’in parçanın adını yalnızca bir başlık olarak bırakmadığını gösteriyor. Film referansıyla başlayan çalışma, Cem Karaca selamıyla birlikte geçmişten iki farklı kültürel noktayı güncel bir rap parçasının içine taşıyor. Müzikal tarafta ise Biikey daha enerjik bir noktada duruyor. Beat’in hareketli yapısına rahat bir vokalle giren sanatçı, flow geçişlerinde parçanın temposunu düşürmeden ilerliyor. Biikey’in vokal performansında fazla zorlamaya gitmeden beat’in üzerinde rahat hareket etmesi, “Alamet”in eğlenceli karakterinin korunmasını sağlıyor. Prodüksiyon tarafında Bangrolly yer alıyor. Proje künyesine göre beat’in yanı sıra parçanın mix ve mastering işlemlerini de Bangrolly üstleniyor. “Alamet”e eşlik eden müzik videosu da şarkının havasına uygun biçimde daha eğlenceli bir dünyaya sahip. Yönetmen koltuğunda Talha Kökten bulunurken klibin mizahi yapısı, parçada kullanılan “Maskeli Beşler: Irak” referansıyla da doğal biçimde örtüşüyor. Türk sinemasından Cem Karaca’ya uzanan küçük göndermeleri kendi rap dünyasının içerisine yerleştiren Biikey, “Alamet”te yalnızca yeni bir single yayınlamakla kalmıyor; parçanın ismini farklı referanslarla destekleyerek daha karakterli bir iş ortaya çıkarıyor. “Alamet” tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Keışan, Cash Flow – İsmet
Keişan, uzun süredir üzerinde çalıştığı “ARANAN ADAM III” albümünün parçalarını yavaş yavaş ortaya çıkarmaya devam ediyor. 25 Eylül’de Ceg’in eşlik ettiği “BOŞLUK” ile albüm dönemini resmen başlatan sanatçı, tam iki hafta sonra projenin ikinci single’ı “İSMET”i yayınladı. Bu kez Keişan’ın yanında Türkçe rap’in köklü isimlerinden Cash Flow bulunuyor ve ilk parçadaki karanlık, duygusal atmosfer yerini çok daha sert bir rap performansına bırakıyor. Parçanın daha ilk bölümünde mikrofonu Cash Flow alıyor. Kendine özgü sert vokali ve sokak rapine yaslanan anlatımıyla şarkının karakterini doğrudan belirleyen Cash Flow, beat’in agresif yapısına uygun bir verse ortaya koyuyor. Keişan’ın bölüme dahil olmasıyla iki farklı jenerasyondan gelen ancak sert rap tarafında kesişen iki isim aynı atmosfer içerisinde buluşuyor. “İSMET”in dikkat çekici taraflarından biri de Keişan’ın sözlerin arasına yerleştirdiği küçük göndermeler. Sanatçı, “Ödülden bir kelebek, saçında Pantene” sözüyle Pantene Altın Kelebek Ödülleri’ni kelime oyunuyla parçanın içerisine taşıyor. “Kelebek” ve “Pantene” kelimelerini aynı bar içerisinde buluşturan Keişan, doğrudan isim vermeden popüler kültüre kısa bir gönderme yapıyor. Daha kişisel olan referans ise Keişan’ın kendi rap geçmişine uzanıyor. Parçada geçen “Sadece Sekiz vardı, değilsiniz Cartel” sözü, sanatçının yıllar önce içerisinde bulunduğu Sekiz oluşumuna açık bir selam niteliğinde. Keişan; Ezhel, Red, Emrah Karakuyu, Anıl Piyancı, Grogi ve Nomad gibi isimlerle “Sekiz 2” döneminde aynı projede yer almıştı. Hatta dönemin biyografik kaynaklarında Sekiz’in Türkçe rap tarihinde Cartel’i hatırlatan kolektif etkisine özellikle vurgu yapılıyor. Prodüksiyon tarafında, paylaşılan proje künyesine göre Berkay Duman ve ALLIOS birlikte yer alıyor. Aranjeyi Berkay Duman üstlenirken scratch bölümlerinde Waxkut imzası bulunuyor. Mix ve mastering işlemlerinde ise Keişan’ın “BOŞLUK”ta da birlikte çalıştığı Kalifor yer alıyor. Berkay Duman’ın Keişan’la geçmişi de yeni değil; ikili daha önce birçok projede birlikte çalıştı. “İSMET” müzik videosuyla birlikte yayınlandı. Proje künyesine göre yönetmen koltuğunda yine Serkan Türkoğlu bulunuyor. “BOŞLUK” ile ARANAN ADAM III’ün daha duygusal tarafını gösteren Keişan, “İSMET”te yönünü doğrudan sert rap’e çeviriyor. Cash Flow ortaklığı ve eski Türkçe rap dönemlerine uzanan göndermeler de albümün yalnızca tek bir sound üzerinden ilerlemeyeceğinin ikinci güçlü işaretini veriyor. “İSMET” tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Poızı – Bi Kahve Yaptım
POIZI, 2025’teki yoğun üretim temposunun ardından 2026’yı daha sakin geçirse de yeni müziklerini paylaşmaya devam ediyor. Sanatçı, bu gece yayınlanan “bi kahve yaptım” ile bu yılki beşinci single’ını dinleyiciyle buluşturdu. POIZI için 2025 oldukça hareketli geçmişti. “SAKLA BENİ”, “MANZARA”, “ÇIKAR BİRİ KARŞIMA”, “ŞÜKÜR Kİ DELİRMEDİM”, “Y”, “Bİ RÜYAYMIŞ”, “SONBAHAR”, “HAİNSİN”, “YAPAR MISIN?”, “PERDE” ve “PERDE 2.0” gibi single’ların yanında dört parçalık “BARIŞ” EP de aynı yıl içerisinde yayımlandı. 2026’da ise “Artık Sen Yoksun”, “GÜVENMEDİN”, “Özledim (Red Bull Track Takeover)” ve “Başımda Belalar”ın yanında “PARDON MUTLULUKLAR” EP geldi. “bi kahve yaptım” bu listeye eklenen yılın beşinci single’ı oldu. Yeni şarkıda POIZI’nin daha kırılgan tarafı öne çıkıyor. Bir ilişkinin ardından kalan boşluğu ve vazgeçememe hâlini oldukça gündelik bir görüntü üzerinden anlatan sanatçı, kahveyi parçanın temel metaforlarından birine dönüştürüyor. Prodüksiyon tarafında SNOW ve Dab yer alıyor. Akustik hissi destekleyen en önemli detaylardan biri Berkay Kurt’un gitarı olurken, perküsyonda Memduh Akatay bulunuyor. Bu enstrümanların kullanımı, POIZI’nin vokalini merkeze alan daha organik bir yapı oluşturuyor. Proje künyesine göre mix ve mastering işlemlerini de Dab üstleniyor. “bi kahve yaptım” için hazırlanan müzik videosunun yönetmen koltuğunda ise Mario Da Sančhez bulunuyor. Geçtiğimiz yıla göre yayın sayısını azaltan POIZI, 2026’da nicelikten çok daha seyrek aralıklarla gelen çalışmalarla ilerliyor. “bi kahve yaptım” ise sanatçının duygusal tarafını gitar ve perküsyon gibi daha canlı enstrümanlarla birleştirdiği, yıl içerisindeki diğer işlerinden ayrılan bir çalışma oluyor. “bi kahve yaptım” tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Aksan, Crıtıcal – Daha Koyu
Aksan ve Critical, yaklaşık bir buçuk yılın ardından “Daha Koyu” ile yeniden aynı parçada buluştu. İkilinin son ortak çalışmalarından biri, Mayıs 2025’te TRAP ZONE projesinde Modd ve UZI’nin de yer aldığı “WOW” olmuştu. Bu gece yayınlanan yeni single ise kalabalık bir ortaklıktan farklı olarak tamamen Aksan ve Critical arasındaki uyuma odaklanıyor. “Daha Koyu”da iki sanatçı da kendi karakterini kaybetmeden aynı hissin içerisinde hareket ediyor. Aksan, uzun süredir müziğinde önemli bir yer kaplayan iç hesaplaşma ve karanlık anlatım tarafını burada da koruyor. Özellikle vokalindeki sakin ama ağır ton, parçanın melankolik atmosferine oldukça iyi oturuyor. Critical ise bu atmosferi daha sert bir vokalle tamamlıyor. 25 Eylül’de “BULLET” ile uzun süren solo sessizliğini bozan sanatçının yalnızca iki hafta sonra yeni bir çalışmayla karşımıza çıkması da dikkat çekici. “BULLET”ta tamamen agresif tarafına dönen Critical, “Daha Koyu”da aynı sert vokali bu kez çok daha duygusal bir zemine taşıyor. Bu karşıtlık, Critical’ın bölümünü parçanın en dikkat çekici anlarından birine dönüştürüyor. İkilinin ortaklığı aslında yeni değil. Aksan ve Critical, 2023’te “Yüksek” albümündeki “Merhamet”te birlikte yer almış, aynı yıl Bartofso ile hazırlanan “ROTTERDAM FREESTYLE”da da UZI, Muti ve Heijan’la buluşmuştu. “WOW”un ardından gelen “Daha Koyu” ise iki ismi yeniden baş başa getirerek bu ortaklığın daha kişisel tarafını gösteriyor. Proje künyesine göre parçanın prodüksiyonunu Aksan üstleniyor. Mix işlemlerinde Aksan ve Adham Farid birlikte çalışırken mastering tarafında Adham Farid bulunuyor. İkilinin teknik taraftaki birlikteliği de yeni değil; Farid, Aksan’ın “GÜNAH” dönemindeki çalışmalarında mastering tarafında yer almıştı. Aksan’ın daha içe dönük anlatımı ile Critical’ın sert vokalini aynı atmosferde buluşturan “Daha Koyu”, iki ismin yaklaşık 17 ay sonra gerçekleştirdiği yeni ortaklık olarak tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Kuty, Reckol – Rollıe
Reckol ve Kuty, yaklaşık beş aylık aranın ardından “ROLLIE” ile yeniden aynı parçada buluştu. İki isim son olarak 1 Mayıs’ta 13 Killoki’nin de yer aldığı “RASENGAN”da birlikte karşımıza çıkmıştı. Bu kez üçüncü bir isim olmadan doğrudan Reckol ve Kuty ortaklığına odaklanan “ROLLIE”, ikilinin birlikte yaptığı çalışmalarda alıştığımız yüksek enerjiyi yeniden öne çıkarıyor. Reckol ve Kuty’nin aynı şarkıda buluşması aslında yeni bir durum değil. İkilinin ortak müzik geçmişi “RASENGAN”dan yıllar öncesine uzanıyor. “RARI” ve “İMKANSIZ” gibi çalışmalar da iki ismin daha önce yollarının kesiştiği parçalar arasında. Bu geçmiş düşünüldüğünde “ROLLIE”deki vokal geçişlerinin rahat hissettirmesi de çok şaşırtıcı değil. Yeni şarkı, daha ilk saniyelerden itibaren temposunu belli ediyor. Reckol ve Kuty, ağır veya duygusal bir anlatıya yönelmek yerine doğrudan enerji, özgüven ve yükselme isteği etrafında şekillenen bir trap parçası ortaya koyuyor. İkilinin vokal karakterleri de parçanın enerjisini destekliyor. Reckol’un rahat ve akışkan okumasıyla Kuty’nin daha hareketli vokal kullanımı birbirine alan açıyor. Prodüksiyon tarafında proje künyesine göre cvctus bulunuyor. İkilinin enerjik vokaline uygun hareketli beat, “ROLLIE”nin temel karakterini oluştururken mix ve mastering işlemlerinde 0dreg yer alıyor. Reckol ve Kuty’nin daha önceki ortak çalışmalarında da benzer şekilde yüksek tempolu prodüksiyonlara yönelmiş olması, yeni parçayı ikilinin birlikte oluşturduğu sound’un doğal bir devamı haline getiriyor. Şarkıyla birlikte bir müzik videosu da yayınlandı. Proje künyesine göre yönetmen koltuğunda by.heisnobody bulunuyor. Mayıs ayında “RASENGAN”da 13 Killoki ile aynı kayıtta buluşan Reckol ve Kuty, “ROLLIE” ile yaklaşık beş ay sonra bu kez baş başa geri dönüyor. İkilinin eski ortaklıklarından beri taşıdığı enerjik yapı yeni çalışmada da korunurken kısa süresi, hareketli beat’i ve karşılıklı vokalleriyle “ROLLIE”, ikilinin birlikte yaptığı işlerin çizgisini sürdürüyor. “ROLLIE” tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Bırand, Ender – Hypeboys
Birand ve Ender, kariyerlerinde ilk kez aynı parçada buluşarak yeni single’ları “HypeBoys”u yayınladı. 9 Ekim release gününde dinleyiciyle buluşan parça, iki ismin farklı yönlerini aynı altyapı içerisinde bir araya getirirken özellikle Birand’ın prodüksiyon tarafındaki dokunuşları ve Ender’ın vokal performansıyla öne çıkıyor. “HypeBoys”, ikilinin ilk ortak çalışması olmasına rağmen vokal ve prodüksiyon tarafında oldukça doğal ilerleyen bir birliktelik sunuyor. Parçada Ender, son dönemde kendisiyle özdeşleşen rahat flow kullanımını bir kez daha merkeze alıyor. 2026’yı geçtiğimiz yıla kıyasla daha sakin geçiren sanatçı, yayın sayısını düşürmesine rağmen çıktığı parçalarda kendi karakterini korumaya devam ediyor. “HypeBoys”ta da bunun net bir örneğini görmek mümkün. Ender, beat’in farklı bölümlerine vokalini rahat biçimde yerleştirirken flow değişimleriyle parçanın enerjisini yukarıda tutuyor. Birand ise yalnızca parçanın diğer sanatçısı olarak değil, prodüksiyon tarafında da projenin temelini oluşturan isim. İki ismin ilk kez aynı şarkıda yer almasına rağmen “HypeBoys”ta bölümler birbirinden kopuk hissettirmiyor. Birand ve Ender, kendi tarzlarını korurken birbirlerinin alanına gereğinden fazla girmeden ilerliyor. Özellikle Ender’ın daha akışkan vokali ile Birand’ın prodüksiyon merkezli yaklaşımı bir araya geldiğinde parçanın iki farklı karakteri aynı noktada buluşuyor. Teknik tarafta da proje oldukça dikkat çekici bir ekibe sahip. Paylaşılan proje künyesine göre parçanın prodüksiyonunu Birand üstleniyor. Mix işlemlerinde Balbo ve Reckol birlikte çalışırken mastering tarafında ise yine Balbo yer alıyor. Şarkıyla birlikte bir müzik videosu da yayınlandı. Proje künyesine göre videonun yönetmen koltuğunda Yusuf Ela bulunuyor. “HypeBoys” tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Kök$vl, Sır Speedy – Zıpla
Son dönemde adını daha fazla duymaya başladığımız KÖK$VL, bu kez sınırları Türkiye’nin dışına taşıyarak Porto Riko reggaeton sahnesinin köklü isimlerinden Sir Speedy ile bir araya geldi. İkilinin yeni şarkısı “ZIPLA”, bu gece yayınlandı. Latin müziğinin dans enerjisini Türkçe rap’le birleştiren parça, ilk saniyelerinden itibaren eğlenceyi ve hareketi merkeze alan bir çalışma sunuyor. “ZIPLA”nın en dikkat çekici detaylarından biri, Sir Speedy’nin geçmişine kurduğu bağlantı. Şarkının nakaratında duyduğumuz “Vamo allá” bölümü, Speedy’nin Great Kilo ile birlikte 2001’de yayınladığı ve bugün hâlâ Spotify’daki öne çıkan parçaları arasında bulunan “Vamo Allá”ya doğrudan selam gönderiyor. Böylece Sir Speedy, yaklaşık 25 yıl önceki bir çalışmasının tanıdık motifini KÖK$VL ile hazırladığı yeni şarkının dünyasına taşıyor. KÖK$VL ise ilk verse’den itibaren parçanın yüksek temposuna ayak uyduruyor. Rahat ve eğlenceli vokal kullanımıyla ilerleyen sanatçı; özgüven, yükseliş ve bulunduğu ortamda dikkat çekmek üzerine kurulu sözlerini beat’in hareketli yapısına yerleştiriyor. Şarkının ilerleyen bölümlerinde Türkçe ile İspanyolcanın birbirine karışması da parçanın iki farklı müzik kültürünü buluşturan yapısını güçlendiriyor. Nakaratta Sir Speedy’nin etkisi daha belirgin hâle geliyor. Reggaeton geçmişinden gelen vokal karakteri, “ZIPLA”nın dans odaklı tarafını yukarı taşırken KÖK$VL’nin bölümleriyle de doğal bir geçiş yakalıyor. İkilinin birbirinden oldukça farklı müzikal geçmişlere sahip olmasına rağmen parçada bunun bir dezavantaja dönüşmemesi, ortaklığın en güçlü taraflarından biri. Prodüksiyon tarafında Furkan Karakılıç yer alıyor. Parçanın sonunda duyulan “Beat’te Furkan” etiketi de prodüktör bağlantısını doğrudan şarkının içerisine taşıyor. Proje künyesine göre mix ve mastering işlemlerinde Tub0 ve Furkan Karakılıç birlikte çalışıyor. Şarkının kültürler arası tarafı müzik videosunda da devam ediyor. Klipte KÖK$VL Porto Riko formasını, Sir Speedy ise Türkiye formasını giyerek birbirlerinin ülkelerine görsel bir respect gönderiyor. Projenin yönetmen koltuğunda EMRAN bulunuyor. Video, yayınlanmasının hemen ardından YouTube Türkiye müzik trendlerine de girdi. Türkçe rap ile Porto Riko reggaeton kültürünü enerjik bir noktada buluşturan “ZIPLA”, KÖK$VL ve Sir Speedy ortaklığıyla tüm dijital müzik platformlarında yayında.
D3 – Ateş ve Su
D3, 2026 boyunca sürdürdüğü yoğun üretim dönemine yeni şarkısı “ATEŞ VE SU” ile devam ediyor. Yıl içerisinde solo çalışmaların yanında çok parçalı projeler ve farklı ortaklıklarla da karşımıza çıkan sanatçı, bu gece yayınlanan yeni single’ında bir kez daha kendi sound’unu merkeze alıyor. “ATEŞ VE SU” daha şarkıyı dinlemeden önce kapağıyla tanıdık bir noktaya dokunuyor. Projenin görselinde, internet kafelerden okul bilgisayarlarına kadar bir dönemin çocukluğunda önemli yer tutan Fireboy and Watergirl, Türkiye’de daha çok bilinen adıyla “Ateş ve Su” oyununa gönderme yapılıyor. Ateş ve su karakterleri üzerinden kurulan bu referans, parçanın ismini de doğrudan görsel dünyanın içerisine taşıyor. D3, müzikal tarafta ise alıştığımız çizgisinden fazla uzaklaşmıyor. Rahat vokal kullanımı, kısa ve doğrudan flow geçişleri ile beat üzerinde bıraktığı boşluklar parçanın genel karakterini oluşturuyor. Son yıllarda kendi rap dilini daha belirgin hale getiren sanatçı, “ATEŞ VE SU”da da başka bir sound’a öykünmek yerine kendi alanında hareket ediyor. Prodüksiyonun D3 tarafından üstlenilmesi de parçanın dikkat çeken detaylarından biri. Sanatçının vokalini kendi hazırladığı altyapı üzerine yerleştirmesi, şarkının genel yapısını baştan sona kendi istediği şekilde şekillendirmesine imkân veriyor. Kısa süresine rağmen parça gereksiz bölümlere ayrılmadan doğrudan ilerliyor ve D3’ün enerjisini merkeze bırakıyor. 2026 zaten D3 açısından oldukça hareketli geçiyor. Sanatçı, 13 Şubat’ta akca ile “HAYALLERİ YAŞAMAK”ı yayınlarken 24 Nisan’da iki parçalık “PİS & TER” projesini dinleyiciyle buluşturdu. 26 Haziran’da “Güvenemem” geldi. Ağustos ayında ise Şam ve akca ile birlikte 12 parçalık **“Marina Mixtape”**te ana sanatçılardan biri olarak yer aldı. Projede “Loro Piana”, “Makarayız”, “Anti-Depresyon”, “Tek Eğlenen Kişi”, “Orange Kiss”, “İstenmediğim Yer” ve “Sis Çanı” gibi birçok kayıtta D3’ü duyduk. Dolayısıyla “ATEŞ VE SU”, tek başına yeni bir single olmanın yanında D3’ün 2026 boyunca kurduğu yoğun üretim zincirinin yeni halkası olarak da konumlanıyor. Çocukluk döneminden tanıdık bir oyun referansını kapakta kullanması da projeye küçük ama kolay yakalanabilir bir detay ekliyor. D3’ün prodüksiyonunu da üstlendiği “ATEŞ VE SU” tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Lıa Shıne – Yüzünü Unutuyorum
Lia Shine, yaklaşık dört aylık aranın ardından yeni şarkısı “Yüzünü Unutuyorum” ile yeniden dinleyicinin karşısına çıktı. 19 Haziran’da Mert Nadir’le birlikte yayınladığı “Beni Yanına Al”ın ardından gelen yeni single, sanatçının kariyerinin başından beri güçlü olduğu duygusal ve melankolik anlatımı yeniden merkeze alıyor. Bu gece yayınlanan parça, Lia Shine’ın 2026’daki dördüncü çalışması oldu. Lia Shine, geçtiğimiz yıllardaki yoğun üretim temposuna kıyasla 2026’yı biraz daha sakin geçiriyor. Sanatçı mart ayında “Ahtım Var”ı, mayıs ayında “bir kez sarılamadık”ı ve haziran ayında Mert Nadir’le “Beni Yanına Al”ı yayınlamıştı. “Yüzünü Unutuyorum” ise yaklaşık dört aylık sessizliği sonlandırarak bu yılki yayın sayısını dörde çıkardı. Yeni çalışmada Lia Shine’ın en belirgin tarafı yine vokalindeki kırılganlık. Sanatçı, ayrılık ve birini geride bırakmaya çalışma hissini yüksek tempolu bir anlatı yerine daha sakin ve içe dönük bir noktadan ele alıyor. Parçanın adı bile şarkının merkezindeki duyguyu doğrudan ortaya koyarken Lia Shine, vokalindeki melankolik tonu şarkının tamamına yayıyor. Aslında bu tarz, Lia Shine’ın kariyerinde yeni değil. Sanatçının en çok dinlenen çalışmalarından “Aden P2”, 2020’den bu yana Spotify’da yaklaşık 88 milyon dinlenmeye ulaşmış durumda. “Ben Gibi Bakmaz”, “Düşüyorum Tekrar” ve daha birçok çalışmasında da benzer şekilde duygusal anlatımı melodik vokalle bir araya getiren Lia Shine, yıllar içerisinde bu tarafını kendi müzikal kimliğinin önemli bir parçasına dönüştürdü. “Yüzünü Unutuyorum” da bu çizgiden uzaklaşmıyor. Lia Shine, yeni bir karakter yaratmaya çalışmak yerine dinleyicisinin kendisinden alışık olduğu melankolik dünyayı daha sade bir şarkıyla devam ettiriyor. Özellikle vokalin ön planda bırakılması, parçadaki kırgınlık ve uzaklaşma hissinin daha net duyulmasını sağlıyor. Proje künyesine göre prodüksiyon tarafında Arda Civelek yer alıyor. Şarkının mix ve mastering işlemlerini de yine Civelek üstleniyor. 2025’te altı single yayınlayan Lia Shine, 2026’da daha seyrek bir takvim izlese de kendisini öne çıkaran duygusal çizgisini korumaya devam ediyor. “Yüzünü Unutuyorum”, sanatçının bu yılki dördüncü çalışması olarak tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Pata, Poıs – Aşk mı Para mı
PATA ve Pois, kariyerlerinde ilk kez aynı parçada buluşarak “AŞK MI PARA MI” adlı yeni çalışmalarını yayınladı. Bu gece dinleyiciyle buluşan parça, iki ismin farklı vokal karakterlerini duygusal bir atmosfer içerisinde bir araya getiriyor. Sert dokunuşları da bulunan şarkının merkezinde ise adından da anlaşılacağı üzere aşk, para ve bu iki kavram arasında yaşanan ikilem bulunuyor. İlk ortaklıklarına rağmen PATA ve Pois’in şarkı içerisindeki geçişleri oldukça doğal ilerliyor. İki sanatçı da kendi bölümünde farklı bir karakter ortaya koyarken parçanın genel hissiyatından kopmuyor. Parçanın duygusal tarafı ön planda olsa da altyapı tamamen sakin bir yapıda ilerlemiyor. Yer yer sertleşen beat ve vokaller, aşk ve para arasında kurulan karşıtlığı müzikal tarafta da destekliyor. Bu durum şarkının melankolik bir noktada kalmasının önüne geçerken iki sanatçıya da farklı vokal kullanımları için alan açıyor. Pois, kendine özgü vokal tonu ve daha melodik bölümleriyle parçanın duygusal tarafını beslerken PATA da kendi bölümünde daha sert ve doğrudan bir performans ortaya koyuyor. İkilinin birbirinden tamamen farklı yönlere gitmemesi, ilk ortaklıkları açısından parçanın en güçlü taraflarından biri. Prodüksiyon tarafında Elcano yer alıyor. Proje künyesine göre Elcano aynı zamanda şarkının mix ve mastering işlemlerini de üstleniyor. “AŞK MI PARA MI” için hazırlanan müzik videosunun yönetmen koltuğunda ise Yusuf Ela bulunuyor. İki farklı vokal karakterini aynı duygunun etrafında buluşturan PATA ve Pois, ilk ortak çalışmalarında birbirlerine alan açmayı başarıyor. “AŞK MI PARA MI”, ikilinin beraber oluşturduğu kimyanın ilerleyen dönemde yeni çalışmalara dönüşüp dönüşmeyeceğini de merak ettiren bir başlangıç oldu. “AŞK MI PARA MI” tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Velet – Kırık Pencere
Velet, 2026 boyunca sürdürdüğü yüksek üretim temposunu bu kez beş parçalık “Kırık Pencere” EP’siyle devam ettiriyor. Yılın başından bu yana tam 14 single yayınlayan sanatçı, Bu gece gelen yeni projesiyle tekli çalışmaların dışına çıkarak bu yılki ilk çok parçalı işini de kataloğuna ekledi. Velet’in 2026’daki temposu gerçekten dikkat çekici. Ocak ayında “Seni Ben Gibi Tanımıyorlar” ile başlayan yayın serisi yıl boyunca neredeyse hiç durmadı. “Ne Desem Az”, “Kırmızı Karanfil”, “Seni Bana Yazmışlar”, “Sevilmemişsin”, “Aramadılar”, “Dur Zaman”, “Hiç”, “Dilsiz”, “Saçlarını Tarayasın Var”, “Bir Şarkısın Sen”, “DEĞMESİN NAZAR”, “Galiba” ve son olarak “Beni Gecelere Sor” gibi çalışmaların ardından sanatçı 14 single’a ulaştı. “Kırık Pencere” de bu yoğun dönemin toplu proje tarafındaki devamı oldu. EP’nin merkezinde ise Velet’in kariyerinin büyük bölümünde güçlü olduğu alan bulunuyor: duygusal anlatım. Aşk, kırgınlık, özlem ve iki insan arasında çözülemeyen meseleler, beş parçalık çalışma boyunca farklı açılardan ele alınıyor. Velet’in gündelik ve kolay anlaşılır cümlelerle duyguyu aktaran söz yazımı, “Kırık Pencere”de de projenin ana karakterini oluşturuyor. EP; “Kırık Pencere”, “Göz Göze Gelelim”, “Sır Gibi Sakladım”, “Yaz Rüzgarları” ve “Yaralı Var” olmak üzere beş parçadan oluşuyor. Parça isimleri bile projenin genel dünyasına dair belirgin ipuçları veriyor. “Göz Göze Gelelim” daha doğrudan bir yakınlık arzusuna odaklanırken “Sır Gibi Sakladım” ve “Yaralı Var” gibi isimler EP’nin daha kırılgan tarafını öne çıkarıyor. “Yaz Rüzgarları” ise bu yoğun duygusal yapı içerisinde biraz daha farklı bir hava açıyor. Prodüksiyon tarafında proje künyesine göre Kalifor ve Cihad Özbulut yer alıyor. İki isim de Velet’in son dönem sound’unda sıkça karşılaştığımız isimlerden. “Seni Ben Gibi Tanımıyorlar”, “Kırmızı Karanfil” ve “Dilsiz” gibi 2026 çalışmalarında Kalifor ile Cihad Özbulut’un prodüktör olarak kredilendirilmesi, Velet’in yıl boyunca belirli bir prodüksiyon ekibiyle geliştirdiği sound’un devam ettiğini gösteriyor. 2026 boyunca üretimden neredeyse hiç kopmayan Velet, “Kırık Pencere” ile bu yoğunluğu beş parçalık daha bütünlüklü bir projeye taşıyor. Sanatçının yıllardır dinleyicisiyle güçlü bağ kurduğu aşk ve kırgınlık temaları da EP’nin temelini oluşturuyor. “Kırık Pencere” tüm dijital müzik platformlarında yayında.
25 Eylül’de yayınladığımız release yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.


Bir yanıt yazın